• +90 539 777 53 00
  EN | TR | AR

Göz Kapağı Düşmesi Nasıl Anlaşılır?

Göz Kapağı Düşmesi Nasıl Anlaşılır?

Göz kapağı düşmesi belirtileri fazla anlaşılır belirtiler değildir aksine günlük hayatta da karşımıza çıkabilen şikayetlerdir.

Günlük hayatta da insanların karşılaşabileceği birçok göz şikayeti aslında göz kapağı düşmesi belirtilerinden birkaç tanesidir. Örneğin uyku düzensizliği, yorgunluk ve fazlaca ekrana bakmak gibi durumlardan kaynaklanan göz kurulukları, göz kapağı şişmesi, göz kızarıklıkları gibi şikayetler gün içinde birçok kişinin karşılaşabileceği bir durum iken aynı zamanda bir göz kapağı düşmesi belirtisi olarak da sayılabilir. Bundan dolayı göz kapağı düşmesi belirtileri arasındaki en belirleyici şikayet hastaların dışarıdan da fark edebileceği şekilde oluşan üst veya alt göz kapağında ki sarkmalardır. Bu durum fark edildiğinde hemen uzman doktorlara başvurularak tedaviye başlanmalıdır. 

Göz Kapağı Düşüklüğü Teşhis ve Tanı Yöntemleri

Göz kapağı düşmesi hastanın kendi göz kapaklarında çıplak gözle gözlemleyebileceği şekilde bir orantısızlık yaratan estetik sorundur. Ancak kesin teşhisler konulmadan önce göz kapağı düşüklüğü şüphesi ile gelen hastalara belirli testler yapılır. Yapılacak olan bu testler genel itibari ile basit bir göz kontrolünden farksızdır. Göz kapağı düşüklüğü teşhisi koymak için hastalara öncelikle görme testi uygulanır. Göz kapağı düşüklüğüne sebep olabilecek birçok farklı etken vardır. Hastanın vücudunda göz kapağı düşüklüğüne sebep olan problemlerin bulunabilmesi ve ona göre bir tedavi süreci yaratılması için hastalara kan testi yapılır. Kan testinin yanı sıra diyabet testi yapılması da sorunu bulmaya yardımcı bir tercih olabilir. Diyabet hastalığı göz kapağı düşüklüğü yaşamayı tetikler.

Göz Kapağı Düşüklüğü Etkileri 

Göz kapağı düşmesi yalnızca estetik görünüm açısından bir problem değildir. Göz kapağı sarkması problemleri tedavi edilmediği ve ilerlediği zaman, hastalar için birçok ciddi olumsuzluğu da yanında getirir. Hastalığın ilerlemesi ile kişilerin göz sağlığı da tehlikeye girer. Bundan dolayı erken tanı ve tedaviye erken başlanması hastalar için oldukça önemlidir. Göz kapağı düşüklüğü oluştuğu bir gözde zamanla görüş açısını daraltır ve sarkma yaşanan gözün sağlıklı olan göze kıyasla daha az ve etkisiz kullanılmasını sağlar. Bu durum göz kapağı düşüklüğü yaşanan gözde aynı zamanda göz tembelliği oluşmasını da sağlar. Göz kapağı düşüklüğü şikayeti ile doktora giden bir hastada aynı zamanda göz tembelliği de tespit edilirse tedavi süreci daha kapsamlı ve ağır ilerler.

Göz kapağı düşmesi rahatsızlığının tedavi edilmeden ilerlemesi ile yanında getireceği olumsuzluklardan bir tanesi de hastanın görme kalitesinde oluşacak sorunlardır. Hastaların gözlerinin normalde olduğundan daha çok yorulması, ağrıması, göz kuruluğu yaşaması veya gözlerinin sık sık yaşarması gibi durumlar zamanla ilerleyerek bulanık görme, çift görme gibi sorunlara dönüşebilir. Bundan dolayı göz kapağı düşüklüğü tedavisi yalnızca estetik kaygılar göz önünde bulundurularak yapılmamalıdır. Göz kapağı düşüklüğü ilerlediğinde güzel bir dış görünüşten çok hastaların sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple kişilerin kendinde göz kapağı düşüklüğünden şüphelendiği durumlarda hastanelerde alanında uzman doktorlara danışarak gerekli kontrolleri yaptırmalı ve tedaviye hastalık ilerlemeden önce en kısa sürede başlamaları gerekir. 

Göz Kapağı Düşüklüğü Tekrarlar Mı?

Göz kapağı düşmesi özellikle ilerleyen yaşlarda çok önemli bir rahatsızlıktır. Göz kapağı sarkmasının alanında uzaman doktorlar tarafından iyi bir cerrahi işlem ile tedavi edilmesi gerekir. Özellikle kas sistemlerinden veya sinirsel bozukluklardan meydana gelmiş olan göz kapağı sarkmalarının tedavisi uzmanlık gerektiren önemli cerrahi işlemlerdir. İnsanlarda yaş ilerledikçe göz kapağının yukarıda durmasını sağlayan dokular da zamanla sürekli olarak yıpranır ve işlevlerini yerine tam anlamı ile getirememeye başlayabilir. Zayıflayan bu dokular gerekli tedavi yöntemleri ile tekrar sağlamlaştırılsa dahi ilerleyen yaşın etkisi ile tekrar zayıflayabilir. Yani yapılan göz kapağı ameliyatı cerrahisinin çok iyi olması gerekir, yeterince iyi yapılmayan cerrahi müdahaleler sonucunda göz kapağı düşüklüğü tekrar oluşabilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavi Yöntemleri

Göz kapağı düşmesi hastalığın ilerleme durumuna göre iki farklı şekilde tedavi edilebilir. Ameliyatsız tedavi yöntemleri ve ameliyatlı tedavi yöntemleri mümkündür. Bu tedavi yöntemleri hastanın rahatsızlığının durumuna göre yani göz kapağı düşüklüğü seviyesine göre doktorlar tarafından seçilir. Hastalığın erken teşhis edilmiş olması bu konuda önemlidir çünkü tercih edilmek istenen tedavi yöntemleri ileri düzeydeki hastalıklara yeterli gelmeyebilir. Genellikle göz kapağı düşmesi ileri seviyede olan hastalara ameliyatla tedavi uygulanır ve kesin bir çözümdür, göz kapağı düşmesi ameliyatı kısa süreli bir ameliyattır. Ameliyat sırasında hastanın ağrı ve acı çekmemesi için, doktorun tercihine göre değişiklik gösterebilecek olsa da genellikle lokal anestezi tercih edilir, ameliyat süresi ve iyileşme süreci hızlıdır.


WhatsApp Hattımız

Göz kapağı düşmesi başlangıç seviyesinde yani ileri düzeyde olmayan hastalara ameliyatsız tedavi yöntemleri uygulanabilir. Bu yöntemler başarı oranı oldukça yüksek ve iyileşme etkisine bağlı olarak hastalara birden fazla kez uygulanabilecek işlemlerdir. Göz kapağı estetiği olarak geçen ameliyatsız yöntemler oldukça fazladır ve yalnızca estetik açıdan oluşan şikayetler üzerine de gerçekleştirilebilen müdahalelerdir. Bu yöntemlerden en çok tercih edileni ise plexr adı verilen bir tekniktir. Ameliyatsız göz kapağı estetiği için tercih edilen bu teknik uygulanmadan önce hastanın şikayetçi olduğu göz çevresine uyuşturucu kremler uygulanır ve noktalar halinde plazma enerjisi uygulanır. Uygulanan bu plazma enerjileri sayesinde hastanın şikayetçi olduğu göz kapağının üzerindeki cilt tabakası buharlaştırılır ve cildin kasılması sağlanır. 

Göz kapağı düşmesi estetiği sonucunda hastanın gözü üzerindeki cilt dokusu kasılır ve önceden bulunan sarkmalar, katlanmalar, kırışıklıklar yok edilir. Yapılan operasyon sonrasında hastanın vücudu genellikle 10 gün içerisinde ciddi bir iyileşme sağlar ve işlem yaraları yerini küçük kızarıklıklara bırakır. Yapılan bu uygulama göz kapağındaki etkisini genellikle 3 ile 5 yıl arasında korur ancak bu durum kişiden kişiye göre farklılık gösterebilir.

Bilgi İstiyorum +90 539 777 5300
Merhaba, Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?