• +90 539 777 53 00
  EN | TR | AR

Laparoskopik Mide Ameliyatı

Laparoskopik Mide Ameliyatı

Laparoskopik mide ameliyatı ile hastalar çeşitli avantajlara ve az da olsa dezavantajlara sahip olabilmektedir. Laparoskopinin büyümesi, yanıklara neden olmayan ışık kaynaklarındaki gelişmelere bağlı olmuştur.

Laparoskopik Mide Ameliyatı Nedir?

Genellikle laparoskopik mide ameliyatı karında bir video kameraya bağlı küçük bir dürbün ve cerrahi aletlerin yerleştirildiği, beş ila altı küçük kesi yapılmasını içerir. Cerrah midenin üst kısmını zımbalar, böylece küçük bir mide kesesi oluşturmak için alt kısımdan ayrılmaktadır. Bu küçük poşet yiyecek alımını kısıtlar. 

İnce bağırsağın jejunum adı verilen bir bölümü daha sonra küçük mide kesesine bağlanarak gıdanın alt mide olan duodenumu atlamasına izin verir. Bu baypas, vücudun emdiği malabsorpsiyon adı verilen kalori ve besin miktarını azaltır.

Laparoskopik Mide Ameliyatı Avantajları

Yönergeleri titizlikle uygularsanız, Roux-en-Y prosedüründen sonra ortalama kilo kaybı, diğer kısıtlayıcı prosedürlere kıyasla genellikle daha yüksektir. Ameliyattan bir yıl sonra kilo kaybı, fazla vücut ağırlığının ortalama yüzde 77’sidir. Araştırmalar, 10 ila 14 yıl sonra aşırı vücut ağırlığı kaybının yüzde 50 ila yüzde 60’ının bazı hastalar tarafından sürdürüldüğünü göstermektedir.

Laparoskopik mide ameliyatı ile 500 hastayla yapılan bir çalışma, sırt ağrısı, uyku apnesi, yüksek tansiyon, diyabet ve depresyon dahil olmak üzere belirli sağlık koşullarının yüzde 96’sının iyileştirildiğini veya çözüldüğünü gösterdi.

Laparoskopik Mide Ameliyatı Dezavantajları

Oniki parmak bağırsağı atlandığı için, demir ve kalsiyumun zayıf emilmesi, toplam vücut demirinin düşmesine ve bu da demir eksikliği anemisine neden olabilir. Bazı mide ameliyatı olanlar üzerinde metabolik kemik hastalığı meydana geldi, ancak bunlar uygun diyet ve vitamin takviyeleri ile yönetilebildi. 

Mide ameliyatı sonrası beslenme zorunluluğu hasta için dezavantaj gibi gelse de zaman içerisinde, yeni beslenmesine de alıştıkça, ona bambaşka olan bir hayat tarzını severek uygulamaktadır. B12 vitamin eksikliği ile kronik anemi ortaya çıkabilmektedir. Bu sorun genellikle B12 vitamini hapları veya enjeksiyonları ile yönetilebilir. 


WhatsApp Hattımız

Laparoskopik mide ameliyatı mide içeriğinin hızlı bir şekilde ince bağırsağa boşaltılmasının bir sonucu olarak damping sendromu olarak bilinen bir durum ortaya çıkabilir. Bu bazen çok fazla şeker veya çok miktarda yiyecek tüketildiğinde tetiklenmektedir.

Bazı durumlarda, mide kesesi gerilirse veya başlangıçta 15 ila 30 santimetreküpten büyük bırakılırsa işlemin etkinliği azalabilir. Ülser, kanama veya malignite gibi problemler ortaya çıkarsa mide, oniki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın segmentlerinin atlanan kısmı, röntgen veya endoskopi kullanılarak kolayca görselleştirilemez.

Mide Ameliyatı Olanlar İçin Laparoskopik Yaklaşım

Laparoskopik yaklaşımlar ciltte ve karın duvarında büyük kesilerden kaçınmaktadır. Bu yöntemler, bağırsakların ameliyat esnasında oda havası ile temasını engeller. Tam olarak anlaşılmasa da laparoskopik yaklaşımlar daha az sistemik iltihaplanmaya ve mide ameliyatı sonrası bağırsak yara dokusuna neden olur.

Laparoskopik mide ameliyatı bariatrik cerrahi ve safra kesesinin çıkarılması gibi sorunlar için tercih edilen tedavi seçeneği olarak, açık cerrahinin yerini başarıyla almıştır. Aslında bu ameliyat artık ayakta tedavi olarak yapılabilmektedir. Gastroözofageal reflü hastalığının tedavisi artık minimal invaziv teknikler kullanılarak gerçekleştirilmektedir. 

Laparoskopik fundoplikasyon, daha hızlı iyileşme ve gıdanın ağızdan alımına daha hızlı dönüş avantajını sunar. Kilo kaybı için laparoskopik cerrahi büyük bir şekilde gelişmiştir. Daha önce laparoskopik operasyon geçirmiş bir hasta için tekrarlanabilecek ölçüde ilerlemiştir. 

Ancak organların zarar görmemesine dikkat edilmelidir. Bu amaçla giriş yerinin farklı olması ve alternatif bir giriş tekniğinin kullanılması gerekebilmektedir. Bu cerrahi türü, risk ve fayda oranı lehine sürekli gelişmektedir.

Laparoskopik Tüp Mide Ameliyatı

Laparoskopik mide ameliyatı obezitenin bir cerrahi tedavi şeklidir. Midenin yaklaşık %80-90’ı kapasitesini azaltmak için rezekte (cerrahi olarak kesip çıkarmak) edilmektedir. Mide rezeksiyonu yapıldıktan sonra kesilen kenar zımba ile kapatılmaktadır. 

Tüp mide, minimum komplikasyon oranı sayesinde, obezitenin diğer cerrahi prösedür biçimlerine göre yine de bir avantaja sahiptir. Yine de tüp mide ameliyatının en korkulan komplikasyonlarından biri mide kaçağıdır (zımba tellerinden sızıntı). Tüp mide ameliyatı sonrası için sızıntı riski yaklaşık %5’tir.

Retrospektif bir çalışmada %5,6’lık bir insidans bulmuştur. Ancak bu insidans, cerrahın deneyimi arttıkça azalmaktadır. Bir çalışma grubuna göre, “iki oyuk iç organ arasındaki cerrahi birleşme yerinden sızması” olarak tanımlandı. 

Ayrıca, anastomoz yakınında toplanabilen veya duvar veya dren yoluyla çıkabilen bir dikiş hattı yoluyla gastrointestinal içeriğin bir atığı da olabilmektedir. Laparoskopik mide ameliyatı sonucu oluşan mide sızıntısı, ameliyat sonrası başlangıç ​​zamanına (erken, orta ve geç), sızıntının yerine göre farklı şekillerde sınıflandırılır. Radyolojik görünüm, c linikal sunum, vb. zımba hattının üçte birinde %80 oranında kaçak meydana gelebilmektedir.

Mide Ameliyatı Sonrasında Tip 1 veya Tip 2 Sızıntıları

Klinik önemi ve yayılma kapsamına göre, tip I veya alt klinik sızıntılardır. Plevral veya abdominal boşluğa yayılmadan veya sistemik klinik belirtilerin indüklenmeden iyi lokalize olanlardır. Genellikle tıbbi olarak tedavi edilmeleri kolaydır.

Tip II sızıntılar, abdominal veya plevral boşluğa yayılan sızıntılardır. Ciddi ve sistemik klinik belirtilerle sonuçlanan drenlerdir. Bu tür sızıntılar meydana gelse de bu, ameliyatın doğal süreci olabilmektedir. Çnemli olan bu durum yaşandığı an düzeltilmesi ve kişinin olumsuz semptomlar yaşamamasıdır. Mide ameliyatı olan ünlüler sayesinde halk mide ameliyatının güvenilirliğini görmüş oldu.

Mide Ameliyatı Sonrasında A, B veya C Tipi Kaçaklar

Klinik ve radyolojik bulgulara dayanarak, tip A, klinik veya radyografik sızıntı kanıtı olmayan mikro perforasyonlardır. B tipi sızıntılar ise radyolojik çalışmalarla tespit edilmektedir. Ancak herhangi bir klinik sonucu olmayan sızıntılardır. Son olarak; tip C hem radyolojik hem de klinik olarak ortaya çıkan sızıntılardır. 

Laparoskopik mide ameliyatı ile mide sızıntısının nedeni mekanik veya iskemik olabilir. Mide ameliyatı fiyat seçenekleri için hastanın kilosu, doktorun tecrübesi gibi faktörler önemli olacaktır.

Bilgi İstiyorum +90 539 777 5300
Merhaba, Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?